
ULAŞIM SEKTÖRÜNÜN PANORAMASI
Ekonomi de taşımacılık
denildiğinde akla önce mal ve emtia taşımacılığı, yani kargo ve
nakliye şirketleri geliyor. Oysa insan taşımacılığı daha
spesifik olarak şehirlerarası yolcu taşımacılığı da bunun çok
önemli bir parçasıdır.
Bu sektörün bir tarafında
Taşımacılar ve terminal işletmelerini, diğer tarafına da otobüs
sanayi, dinlenme tesisleri, sigorta, ikram vb… tamamlayıcı
unsurları alt alta koyup topladığınızda çok geniş bir yelpazede
etki alanı ortaya çıkacaktır.
Devlete ödediği vergi ve
yarattığı istihdam gücü ile ülke ekonomisine büyük katkılarına
rağmen çoğunlukla kendi dinamikleri içinde gelişme
sağlamaktadır.
Yolcu kimliğimizle yolculuk
yapacağımız zaman karşılaştığımız ve daha iyisini aradığımız son
model uçak konforundaki otobüsler, yol boyu ikramlar, nazik ve
ilgili personel bu gelişmelerin ürünüdür.
Ancak sürekli değişen ve
gelişen bu sektörün içten içe hızını kesen sektörü bütün olarak
tehdit eden ve gelecekle ilgili endişelendiren olumsuz
gelişmeler de söz konusudur
En önemlisi otobüs sektörünün
sürekli satış yapabilmek için kurduğu tuzağa otobüsçünün ve
firmanın istemeden düşmüş olmasıdır. Ekonomik ömrünü
tamamlamadan nerdeyse üç ayda bir çıkan otobüsleri yenilemek
gayretine dönük devam eden yarış otobüsü kullananlara değil,
sadece üretenlere fayda sağlamaktadır
Lüks ve pahalı otobüsler güç
ve zenginlik gösterisi olmaktan çok güçlü yatırım zarureti ve
çetin rekabet koşullarının ifadesi olarak yorumlanmalıdır.
Bunun yanında yaşanan
ekonomik krizler, iletişim kanallarının gelişmesi (cep telefonu
internet gibi), otomobil kullananların çoğalması ve alternatif
ulaşım kanallarındaki gelişmelerdir sektörü sürekli
yıpratmaktadır.
Özellikle kentimizde deniz
ulaşımındaki süratli değişimler ile sürekli gündemde tutulup bir
gün mutlaka hayata geçecek olan demiryolu ve mevcudiyeti etkili
kılınmaya çalışılan hava yolu taşımacılığına; korsan
taşımacılık, yıkıcı rekabet, eğitimli insan kaynağı eksikliği
gibi sorunları da eklemek gerek. Ancak hepsinden önemlisi
seyahat eden insan sayısının düşüklüğü.
Şehirlerarası
yolcu taşımacılığı sektörü üzerinde altı yıl geçmiş olmasına
rağmen 2001 ekonomik krizinde kaybettiği yolcuyu halen geri
kazanabilmiş değil. Üstüne bir de 2003 yılından itibaren yurtiçi
yolcu taşımacılığına başlayan özel hava yolları bu sektöre ciddi
rakip olmuş, gelişimini engellemiştir.
Otomobille yapılan
seyahatlerdeki artışla beraber gelir seviyesinin düşüklüğü de
doğal olarak seyahat edebilme gücünü azaltmakta ve sektörü
olumsuz etkilemektedir.
İstatistiksel
verileri yorumladığımızda yolcu taşımacılığının 1998 yılında
altın çağını yaşadığını görebiliyoruz. Gerek kat edilen
kilometre gerekse taşınan yolcu sayısında geçen yıllarla gözle
görülür bir düşüş ortaya çıkmakta.
Taşınan
Yolcu-km (000.000)
Otomobil
Otobüs Toplam
1998
76.520 94.914
186.159
2004
96.009 78.303
174.312
Taşınan
Yolcu (Kişi) (000)
Otomobil Otobüs
Toplam
1998
382.510 237.285
656.608
2004
479.605 199.170
678.774
Motorlu
Araç Sayısı
Otomobil Minibüs
Otobüs
1998
3.838.288 211.495
108.361
2004
5.400.440 318.954
152.712
Yolcu
taşımacılık sektörünün de sanayi ve ticaretin gelişmesine
paralel olarak seyir izlediği gözlemleniyor. Örneğin
1950’lerdeki durum 1980’lere gelindiğinde karayolu
taşımacılığının lehine gelişmiş. Bu yıllarda meşhur
Marshall yardımı ve
karayolları genel müdürlüğünün kurulması önemli etkenlerden biri
olarak biliniyor. Tabii devletin gücüne ihtiyaç duyulan
demiryolu taşımacılığına verilen önemin azalması, üç yanı
denizlerle çevrili bir ülke olmamıza rağmen deniz yolu ile
taşımacılığa ağırlık verilmemesi bireysel yatırımlar ve
gayretlerle gelişen karayolu taşımacılığını yelkenlerini
şişirmiş hızlı ve büyük mesafe kat etmesine vesile olmuştur. Bu
gün Türkiye’de seyahatlerin yüzde 95’i karayolu ile yapılıyor.
Karayolu
Demiryolu Denizyolu Havayolu
Pay› % Pay› % Pay›
% Pay› %
1950
49.00 42.00
7.50 0.60
1980
94.00 4.10
1.18 0.70
1990
94.60 4.50
0.10 0.80
1995
94.80 3.50
0.04 1.20
2000
95.20 3.00
0.02 1.80
2004
95.40 2.80
0.00 1.80
Karayolları
genel müdürlüğü istatistiklerine göre karayolu taşımacılığının
bütün deki %95 lik payı yolcu taşımacılığında da kendisini
gösteriyor. Karayoluyla
100 km den uzak mesafelere yolcu taşımacılığı ilgili kanunlar
çerçevesinde otobüslerle yapılabiliyor. Şehir içi taşımacılık
hariç toplam seyahatlerin %45 ine tekabül eden 200 milyon insan
15 koltuktan fazla koltuk kapasiteli otobüslerle seyahat ediyor.
Yani bir yılda Nüfusumuzun 2.8 katı otobüs yolculuğu yapıyor.
Arasına katılmak için
uğraştığımız Avrupa’ya baktığımızda Avrupa Birliği Komisyonu
EUROSTAT verilerine göre, 15 AB ülkesinin vatandaşları yaklaşık
olarak, yılda 5 trilyon yolcu-km seyahat ediyor. Türk
vatandaşları ise yılda (2004) 174 milyar yolcu- km seyahat
ediyor. Avrupa Birliği vatandaşları Türk vatandaşlarından 5 kat
daha fazla yolcu-km seyahat ediyor.
ŞEHİRLERARSI
YOLCU TAŞIMACILIĞI KAPASİTE GELİŞİMİ
Yıl Firma
Otobüs Koltuk
Sayısı Sayısı
Kapasitesi
1995 506
5.224 254.512
1996 431
5.044 231.336
1997 482
7.305 330.062
1998 524
8.822 395.871
1999 527
8.649 382.244
2000 581
9.936 432.894
2001 556
9.602 408.257
2002 573
9.187 389.157
2003 575
9.468 398.452
2004 634
9.520 402.492
1995–2004
yılları arasında Şehrlerarası yolcu taşımacılığı yapmak
üzere yetki belgesi alan firma sayısı yüzde 25, taşıt sayısı
yüzde 82, koltuk kapasitesi ise yüzde 58 artmıştır.
Bu olumlu olumsuz
gelişmelerin farkında olan sektör toparlanmak ve az zarar görmek
için kendi içinde organize olmakta, güç birliği ile gerek
devlete ve gerekse diğer rakip sektörlere karşı alınacak
tedbirleri değerlendirmekte ve olumlu gelişmeleri sürdürmeye
çalışmaktalar.
Kaynak:
·
TC Başbakanlık Devlet İstatistik
Enstitüsü Verileri
·
KGM Verileri
·
TC ulaştırma bakanlığı kara
ulaştırma genel müdürlüğü
·
Otobüs dünyası dergisi